Pages

22 Ocak 2012 Pazar

Çekilişler...

Pazartesi Sendromu başlamışken, az da olsa umutlanıp keyiflenmek için çekilişlere katılayım dedim. Bir dolu da varmış... Efenim siz de stres atmak isterseniz buyrunuz....

- Evlilik Yolunda adım adım blogu çekilişi için buraya tıklayalım. İşte güzel kutu ve hediyelerin resmi


 



-

- Gökyüzü kokusunun çekilişi için buraya,

- Benim Güncem'in oje hediyeleri için buraya,

- Taze Dağ Kekiği'nin güzel hediyeleri için buraya,

Başka çekilişler de var, devamı yarına, artık uyuma vakti....

Portakal Reçeli...

Bugünü evde geçirmeye karar verdik Ersin'le. Hem haftanın yorgunluğu fazlacaydı dinlenmek istedik, hem de biraz çalışmak istedim ben.

Bir yandan da biraz mutfağa girme fırsatı buldum. 2 sene önce küçük görümcemden özenip portakal reçeli yapmıştım. Görümcem de televizyonda Oktay Usta'dan almıştı tarifi. Ben de hayatımda ilk defa bir reçel yapma girişiminde bulunmuş ve bu girişimi başarıyla tamamlamıştım. Çok çok beğenilmişti herkes tarafından. Bir kavanoz 1 hafta içinde tükenmişti. 1 kavanoz annemlere, 1 kavanoz da kayınvalidemlere vermiştim. ufak bir kavanoz da iş yerime götürmüştüm ki onun da  iki kahvaltılık ömrü olmuştu :))

O gün bugün portakal reçeli yapıyorum her kış. Hatta abartıp geçen kış 3 tencere pişirmişliğim var. :) Bu arada bu sene için verdiğim portakal reçeli yapma sözlerim de var. :)) Ersin'in iş yerinden arkadaşları kahvaltıya geldiklerinde de çok beğenmişlerdi reçelimi. Onlara söz vermiştim, bir sonraki kış için. O kış geldi çattı, haftaya cumartesi günü tekrar bize kahvaltıya gelecekler. Ben de bu haftadan yapayım reçellerini kavanozlarına koyayım dedim.

Bu kadar metettiğim ve beğenilen portakal reçelimin tarfini de vereyim.

1 kilo portakal
1 kilo şeker (ben azıcık daha fazla koydum)
Yarım limonun suyu

Portakalların önce kabuklarını küp küp kesiyoruz ve acısı çıksın diye kabukları önce 5 dk boyunca kaynatıyoruz. Sonra suyunu döküp üzerine tekrar sıcak su ilave edip bir 5 dk daha kaynatıyoruz. Yine bu suyu döküp kabukları bir kenara alıyoruz.
Sonrasında ise soyduğumuz portakalları ufak ufak doğruyoruz. (Tarifinde parçalayıcıdan geçirin diyor ama ben öyle sevmediğim için ufak ufak doğradım) Sonrasında şekeri tencereye alıp üzerine portakalları ve portakal kabuklarını koyup pişirmeye başlıyoruz. Arada üzerinde biriken köpükleri almayı da unutmuyoruz. Kıvama gelince yarım limon suyunu da sıkıp 10-15 dk daha pişiriyoruz. Soğuyunca da kavanozlara koymak kalıyor bir tek. Kıvamı çok sulu sulu olmasın diye suyunu çektiriyorum iyice ben. Maksat portakal içleri ve kabukları diri diri kalmasın azıcık yumuşasın. Tabi bi de sevgimi katıyorum ki bu kadar lezzetli oluyor :)))

Neyse efenim afiyet olsun... Kahvaltılarda özellikle de labne ile süper oluyor, tavsiye ederim...


Burada da reçel tarifinin sitesi var: http://www.oktayustam.com/tarifler/6621-portakal_receli.html

Bu arada sadece portakal reçeli yapabilmişliğim var, başka hiç bir reçeli yapmadım. Sağolsun kayınvalidem çilek ve vişne reçeli, annemin teyzesi de cevizli mürdüm eriği reçeli yapıp verdiği için bize tüm yıl yetiyor da artıyor bile...

Reçel tadınla bir hafta dilerim herkese....

Ya Bana Çıkarsa: Canon 600D Fotoğraf makinesi Çekilişi!!!


Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

Güzel Günler Görüyoruz, devamı da olsun...

2012'nin ilk aylarında güzel haberler alıyorum, güzel vakitler geçiriyorum...

Öncelikle yılın üçüncü günü iş yerinden bir arkadaşımın bebişi oldu. Nil bebiş erken geldi ama iyiki de geldi. Kirpi gibi dik dik ve simsiyah saçlarıyla merhaba dedi bize... İş yerinden bir arkadaşımla Nil'e çok özel bir hediye aldık, hatta özel tasarım yaptırdık diyebilirim. :) Altın çengelli iğneye nazar boncuğu, uğur böceği ve maşallah eklettik. Çok tatlı bir hediye oldu. Nil'cik her zaman nazarlardan korunacak inşallah. Güzel bir ömrü, sağlıklı mutlu günleri olsun hep... İyiki geldin, hoşgeldin Nil...



Bu güzel haberin üzerinden bir hafta sonrasına çok çok çok sevdiğim bir arkadaşım (aynı zamanda aynı iş yerinde çalışıyoruz) terfi aldı. Çok sevindim, çünkü kimsenin haketmediği kadar hakediyordu bu terfiyi. Tekrar bir de kendi blogumdan kutlamak istiyorum canım arkadaşımı. Çok daha başarılı olacağını biliyorum. Daha da iyi terfilerini göreceğimizi de biliyorum. Hepbirlikte sağlıklı günlerde daha nice mutlulukları, başarıları görelim inşallah....


Dün de Lamore del calcio'ya davetli idik. Bilenler bilir, Lamore benim üniversite'den arkadaşım. Bu bloga sığamayacak kadar birlikte geçirdiğimiz anlar var, yazsak kitaplar olur cinsten :) Dün bize kahvaltı hazırlamıştı, çok güzeldi gerçekten. Kek yapmış, börek yapmış, ben de patlıcanlı börek yapmıştım. Kahvaltı bahane ve şahane, sohbet de süper şahaneydi. Açıkcası konuştukça konuştukça (itiraf ediyorum azcık birazcık da dedikodu yaptık :)) hayatımda çok çok normal insanlarla karşılaştığımı bir defa daha anladım. Ayrıca sözcük dağarcığıma yeni yeni kelimeler ve sözcük kalıpları da ekledim... :)) Lamore'ciğim güle güle otur evinde kocacığınla, ağzınızın tadı hiiiç bozulmasın inşallah... Güzel günleri, yeni heyecanları hangi çatı altında olursa olsun hepbirlikte sağlıkla sıhhatle yaşayın emi.... Çok seviyorum kız seni....


Not: Fotoğraf çekmeyi unutmuşuzzz :(( Olsun bi dahaki sefere.... Çok temsili olmasa da bir resim koyayım bari :)

Efenim umarım 2012'nin bu seyirde başlayan ilk ayak sesleri hep böyle devam etsin, koşarak da bizim yanımıza gelsin....

17 Ocak 2012 Salı

H2O ve Kar üzerine....

Karlı bir Tuzla'dan merhabalar herkese....

Dün sabah kendi evimden soğuk ama gayet karsız bir şekilde çıkıp yolda ilerledikçe karla kaplı yerleri gördükçe şaşıra şaıra geldim iş yerime.... Gün boyunca eve gidememe, mahsur kalma korkusu da yaşamadım değil... :) Neyse sağsağlim eve ulaşmamla birlikte kar ve tipi bizim oralara da uğradı, hem de ne uğramak... Yerler 1 saat içinde bembeyaz oldu, hatta 2-3 saate de kar ayak bileği yüksekliğine gelmişti bile... Köprü trafiği, hatta Kadıköy Bostancı yönü trafiği de görülmeye değermiş ama kesinlikle yaşamaya değil.  :)

Tüm gece kar gözcülüğü yaptık Ersin'le. "Hala yağıyor mu?", "Aaaa o arabanın üzeri daha çok tutmuş, nereden geldi ki o?".... Hatta istatistiksel çalışmalarımız da vardı. "Burada böyle ise kimbilir daha yükseklerde kaç metreyi bulmuştur"lar, "Tuzla'da 50 cm olmuştur değil mi canım?"lar.

Böyle böyle yatma vaktini getirdik. Sabah uyanınca ilk iş camdan dışarı bakmak oldu. Evet kar yağmış, her yer beyaz bir örtü ile örtülmüştü. Şimdi sıra işe gidebilmekteydi. Valla o kısım da çok kolay oldu. Ara sokaklar hariç hiç bir yerde zorlanmadan geldik.

Ama o da neeee..... Şimdide buralarda kar yağıyorr.... :) Eh yağacak tabi. senede ya 1 ya da 2 defa geliyor İstanbul'a kar, varsın da yağsın değil mi??? Sizi bizim iş yerinin gözünden kar manzaraları ile başbaşa bırakıyorum.







Bu arada uzun zamandır yazamadım, hem yoğunluktan hem de internette başka başka işlerim olduğundan.... Umarım tez zamanda rahatlar, daha çok post yapma imkanı bulurum....

Dedimki mademki uzundur yazamadım, postumu yüzümüzü güldürecek şu karikatür ile bitireyim. Hem çok sevdiğim mesleğim kimya mühendisliğine ufacık bir dokundurma olsun, hem de ufacık bir tebebbüsle analım şu Haş iki O'yu :)))

Eğitim Şart.... :))

Sıcacık günler ve iyi haftalar dilerim....

8 Ocak 2012 Pazar

GEA'dan Van'lı Çocuklara Oyuncak Kampanyası

GEA'yı bilenler var mıdır aranızda?

Ben de geçtiğimiz sene şirkette İş Güvenliği ile ilgili bir sorumluluğum sayesinde ve de merkez ofisimizin taşınması sırasında öğrendim. Tamamen gönüllülük esasına dayanarak doğal afetlerde arama kurtarma çalışmalarına katılan bir kuruluş aslında. Aynı zamanda şirketlere acil durumlar ile ilgili eğitimler veriyor ve acil durum planlarını oluşturmaları için de yardımcı oluyorlar. İsterseniz web sitelerinden daha da detay bilgi alabilirsiniz.

http://www.gea.org.tr/

GEA şimdi de çok güzel bir proje başlatmış...

Çocuklarınızın kullanmadığı oyuncakları Ocak ayı sonuna kadar GEA alıyor, onarıyor, temizliyor ve Van'lı çocuklara ulaştırıp onları mutlu ediyor. Ne dersiniz siz de şirketleriniz de böyle bir oyuncak toparlama işlemine girişmek istersiniz belki....


Unutmadan tek şart kendinizin kullanmayacağı bir şeyi Van'a da göndermemek...

Not: bir ppt dosyası var ama yükleyemiyorum bloga, nedendir ki acep? İlla foto ya da video mu yüklenir ki buraya :)

KPDS&ÜDS için Öğretmen Arayışı

İyi pazarlar herkese...

Gülümse'nin TOEFL ile ilgili mailini görünce bir süredir bir tanıdığımızın kızı için araştırdığım bir konuyu bloguma taşımak istedim.

Komşumuzun kızı bahar KPDS&ÜDS'ye girmek istemekte bunun içinde 5 hafalık bir hızlandırılmış kurs ya da özel öğretmen arayışı içinde. Kaplan'ın kursunu bulmuş ama 5 haftalık kurs yok maalesef, bu yüzden de Kaplan'ın öğretmenlerinden özel ders almayı planlamakta.



Kaplan'ın öğretmenlerinden tavsiye edebileceğiniz bir isim var mıdır? Ya da bu konu ile ilgili güvenilir, tavsiye edebileceğiniz başka bir kurs ya da öğretmen var mıdır? Tecrübeleriniz var ise paylaşabilir misiniz?

Şimdiden çoook teşekkür ederiz...

Bu arada kızımızın seviyesi intermediate.